Suzan, seni seviyorum, duysun bu dağlar,
Gözümün yaşını sadece geceler bağlar.
Senden ayrı kaldıkça yüreğim kan ağlar,
Suzan, seni seviyorum, duy artık beni.
Adını yazdım kalbimin en derin yerine,
Değişmem gülüşünü dünyalar dolusu servetine.
Düşmüşüm bir kere bu sevda dertlerine,
Suzan, seni seviyorum, duy artık beni.
Geçmesin günler sensiz, tükenmesin umudum,
Seninle var oldum, seninle huzuru buldum.
Gözlerinin hapsinde bir ömür mahkûm kaldım,
Suzan, seni seviyorum, duy artık beni.
Ne gurur dinler bu gönül ne de ferman,
Sensin bu derdime tek çare, tek derman.
Aşkınla yansam da kül olsam her an,
Suzan, seni seviyorum, duy artık beni.

Gözyaşını, geceyi ve çaresizliği hiç süslemeden, doğrudan duyguyla veren tam bir damar arabesk şiiri.
Her kıta sonundaki „Suzan, seni seviyorum, duy artık beni“ haykırışı, gururu bir kenara bırakmış sırılsıklam bir aşığın feryadını net bir şekilde hissettiriyor. Yüreğe dokunan, içten ve samimi bir eser.