Duymayan kalmadı bu feryadımı, dağ taş inledi,
Bir tek o vefasız sesimi duydu da, bir kez dinlemedi.
Sokaklar, duvarlar ezberledi artık benim ahımı,
Duymayan kalmadı bu feryadımı, bir o bilmedi.
Gök gürültüsü sandılar içimden kopan o çığlığı,
Bilmediler ki bu sinemdeki en derin acıyı.
Bütün alem inletti bu dertli, bu divane sesimi,
Duymayan kalmadı bu feryadımı, sensiz kaldığımı.
Yıldızlar şahit oldu gece yarısı dökülen yaşa,
Rüzgar taşıdı adını dağdan dağa, taşa.
Herkes yandı bu garibin düştüğü amansız hale,
Duymayan kalmadı bu feryadımı, geldi bu başa.
Varsın bütün dünya bilsin, ellerin dilinde olayım,
Varsın bu çaresiz feryatla her gün biraz solayım.
Herkes duydu da bir o sağır oldu bu sesime,
Duymayan kalmadı bu feryadımı sevgilim… Ben yine yalnız kalayım.
Herkesin duyduğu o feryadın onun kulağına gitmemesi, içindeki o çaresizliği daha da büyütüyor mu?
Bu kadar sesin, bu kadar feryadın ortasında o sessizlik sana neyi fısıldıyor?un?
